Cevap ( 1 )

  1. Kanal Cephesi

    Kasım 1914’te İngilizlerin Süveyş Kanalı’nda Akabe Limanı’nı bombardıman etmele­ri ile Filistin-Suriye cephesi açılmıştır. Akabe’nin bombalanmasından hemen sonra En­ver Paşa, Miralay Cemal Bey’den 8. Kolordu Kumandanlığı görevini kabul ederek Ka­nal Seferi için hazırlıkları tamamlamasını istemiştir. Esasen Almanlar tarafından planla­nan ve tatbiki istenen Kanal Seferi için Cemal Paşa, 21 Kasım 1914 tarihînde törenle İs­tanbul’dan yola çıkmıştır. Cemal Paşa, Sina çölünü büyük zorluklarla geçmiş ve 2-3 Şu­bat 1915’te Süveyş Kanalı’na ulaşılmıştır. İngilizlerin bölgeye yığdığı 150.000 kişilik kuvvetine karşı 35.000 kişilik bir Türk kuvveti vardır. Aynı gece taarruz edilmiştir.

    Osmanlı kuvvetlerinin bir kısmı kanalı geçmeyi başarmış ise de İngiliz birlikle­ri kanalın batı yakasına geçmiş olan Türk kuvvetlerini tesirsiz hâle getirmişler, ka­nalda bulunan tombaz ve salları batırmışlardır. Kanalın geçilerek burada hakimiyet kurmanın eldeki imkânlar ölçüsünde mümkün olmayacağı görülmüş ve 3-4 Şubat 1914 günü çekilme kararı alınmıştır. Böylece başarısızlıkla sonuçlanan Birinci Ka­nal Harekatı’na neden girişilmiş olduğu ve neden başarısız olunduğu konusuna 4. Ordu Kurmay Başkanı Frankenberg’in şu sözleri açıklık getirmektedir. Frankenberg 1923 yılında yapmış olduğu açıklamada, “Bu taarruzun Türk-Alman çıkarları­na fazla bir yarar sağlamamış olmasının nedeni bence harekâtın başından sonuna kadar işin yarım yamalak yapılmış olmasıdır. Neyin elde edilmek istendiği açıkça bilinmiyordu ve bu yüzden de amaçla araç hiç bir zaman birbirine uymadı. İngiliz âlemini en duyarlı yerinden ağır şekilde yaralamak istiyorduk ama azıcık gıdıkla­makla yetinmek zorunda kaldık. İngiliz İmparatorluğu’nun Hindistan’a giden ana damarı kesilmek isteniyordu ve harekâtın politik hedefi Hindistan-Mısır-Malta bağ­lantısı yerine Hamburg-İstanbul-Kuveyt yolunu kurmak suretiyle Süveyş Kanalı’nı devreden çıkarmaktı. Ama kimse bu girişimin bedelini ödemek istemiyordu.”

    16 Temmuz 1916 tarihînde çok sayıda Alman askerînin de iştirak ettiği ikinci Kanal harekâtında da Türk ordusu büyük zayiatlar verip çekilmek zorunda kalmıştır. Daha sonra 4-5 Ağustos’ta Romani ve Katya bölgelerinde İngilizlerle yeniden karşı karşıya gelinmişse de sonuç yine aynı olmuştur. Almanların savaş planlarına uygun olarak ya­pılan bu harekâttan da bir netice alınamaması Mısır’ın tamamen kaybedildiği anlamını taşıyordu. Nitekim 1916 yılının sonunda kuvvetlerini takviye etmiş olan İngilizler kar­şı harekete geçerek Sina yarımadasını ele geçirip Suriye sınırına dayanacaklardır.

Cevap bırak

Sorry, you do not have a permission to answer to this question .