Cevap ( 1 )

  1. 1983 seçimlerinde Anavatan Partisi (ANAP) iktidara gelmişti. Turgut Özal 1989 yılına kadar başbakan olarak iktidarda kaldı.  Bu dönemde, ülke ekonomisinde belirgin iyileştirmeler görüldü ve AB’ne tam üyelik için başvuru yapıldı.  

    12 Eylül darbesiyle kendilerine 10 yıl siyaset yasağı getirilen Süleyman Demirel, Alparslan Türkeş, Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan, 1987’de yapılan referandum sonucunda bu yasaktan kurtularak siyaset hayatına devam ettiler. 

    31 Ekim 1989’da Turgut Özal, TBMM tarafından cumhurbaşkanı seçildi. 

    1991 seçimlerinde Süleyman Demirel liderliğindeki Doğru Yol Partisi (DYP) ile Erdal İnönü başkanlığındaki Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) koalisyon hükümeti kuruldu.

    1993’te Turgut Özal’ın vefat etmesiyle Süleyman Demirel cumhurbaşkanı, Tansu Çiller ise Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kadın başbakanı oldu.

    1995 yılında AB ile Gümrük Birliği Anlaşması yapıldı. Aynı zamanda AB “uyum yasaları” çıkarıldı. 

    Türkiye’yi 2001 ‘e kadar Necmettin Erbakan, Mesut Yılmaz ve Bülent Ecevit liderliğinde koalisyon hükümetleri yönetti. 

    Mayıs 2000’de Ahmet Necdet Sezer Türkiye’nin 10. Cumhurbaşkanı seçildi. 2007’de Abdullah Gül Cumhurbaşkanı seçildi. 

    2002’deki genel seçimlerde Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) oy çoğunluğunu sağlayarak iktidara geldi. 2007’de ve 2011 seçimlerinde yeniden çoğunluğu sağladı ve hala yönetimine devam etmektedir. 

    Arabesk müzik tarzı etkisini devam ettirmekle beraber, 1990’lı yıllardan itibaren Sezen Aksu, Barış Manço, Erol Evgin gibi isimler Türk Pop Müziğinin canlanmasında önemli rol oynadılar. Mazhar – Fuat- Özkan üçlüsü (MFÖ) ön plana çıktı. 

    2003 yılında Sertab Erener Eurovision Şarkı Yarışmasında 1. oldu. Böylece Türkiye müzikte de uluslararası alanda yerini aldı. 

    1984’te Türkiye’de ilk renkli televizyon yayını başladı. 1994’te çok sayıda özel radyo ve televizyon yayın hayatına başladı. 

    1990’lı yıllarda Türk sineması tekrar canlandı. Nuri Bilge Ceylan “Üç Maymun” adlı filmiyle Cannes Film Festivali’nde en iyi yönetmen ödülünü aldı. 

    Edebiyat alanında da bir takım gelişmeler yaşandı. Orhan Pamuk 2007’de Nobel Edebiyat Ödülü kazandı. 

    Türkiye’de 2007- 2008 eğitim- öğretim yılında başlatılan Sekiz Yıllık Kesintisiz Eğitim ile okuma yazma oranında artış sağlandı. 

    1981’de tüm yüksek öğretim kurumları Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) çatısında toplandı. Mektupla öğretim yapan YAYKUR’un işlevleri Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi’ne devredildi. 

    1993 yılında Türkiye’de ODTÜ’den ilk internet bağlantısının kurulması, bilgisayar kullanıcılarının sayısını hızla artırdı. 

    1988’de Naim Süleymanoğlu Seul Olimpiyatları’nda altın madalya kazandı. 

    2000’de Galatasaray UEFA Şampiyonu oldu. 2002’de Türk Milli Futbol Takımı dünya üçüncüsü ve 2008 yılında ise Avrupa üçüncüsü oldu.

    Basketbol Milli Takımımız 2006’da Dünya Basketbol Şampiyonası’nda altıncı oldu. 

    24 Ocak 1980’de alınan kararlar (24 Ocak Kararları) Türk ekonomisinde yeni bir dönem başlattı. Bu kararlara göre, serbest piyasa ekonomisine geçmek ve ihracata yönelik üretimi teşvik etmek gerekiyordu. 

    24 Ocak Kararları’yla çok sayıda bankerlik şirketi kuruldu 

    Ancak 1997, 1998, 2001 ve 2008 ekonomik krizlerinin yaşanması, yolsuzluklar ve kamu harcamaları nedeniyle kararlar başarı ya ulaşamadı ve bu olumsuzlukları ortadan kaldırmak için IMF (Uluslararası Para Fonu) ile çeşitli anlaşmalar yapıldı.

    2005 yılında Türk lirasından altı sıfır silindi. 

    Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki halkın topyekun sosyal-ekonomik kalkınmasını ve bölgenin diğer bölgelerle gelişmişlik farkını ortadan kaldırabilmek amacıyla GAP (Güneydoğu Anadolu Projesi) gerçekleştirilmeye başlandı. 

    Terörizm: Son 25 yılda Türk toplumunu en fazla etkileyen olay olan terör faaliyetlerinin ortak amacı; devletin üniter yapısını bozarak milli birlik ve beraberliği ortadan kaldırmaktır. Terörle mücadelenin oldukça yüklü bir maliyeti bulunmaktadır. 

    1999 Türkiye Depremi ve Ortaya Çıkardığı Sorunlar: Merkez üssü İzmit ve şiddeti 7,4 olan 17 Ağustos 1999 depreminde resmi raporlara göre 17.480 insan hayatını kaybetti, 43.953 kişi yaralandı. 505 kişi fiziksel olarak sakat kaldı. 285.211 konut, 42.902 işyeri hasar gördü. Tamamen çöken bina 133.683’tür. Evsiz kalan insan sayısı 600.000 kişidir. 16 milyon insan değişik biçimlerde etkilenmiştir. Ekonomik kayıp ise 9–13 milyar dolar olarak hesaplanmıştır.

     

Cevap bırak

Sorry, you do not have a permission to answer to this question .