Cevap ( 1 )

  1. Orta Tunç Çağı (M.Ö. 2000/1900 -1500/1450)

    Mezopotamya ile başlayan örgütlenmiş, güçlü ticari ilişkiler ve yazının ortaya çık­ması bu döneme damgasını vuran en önemli gelişmelerdir. Anadolu da Tarihî Çağ­ların başlangıcını belirleyen üzeri çivi yazılı kil tabletler Kayseri’de Kültepe (Neşa), Çorumda Boğazköy (Hattuşa) ile Ortaköy (Şapinuva), Yozgat yakınlarında Alişar (Ankuva), Tokat’ta Maşathöyük (Tapigga) yerleşmelerinde ele geçmiştir. Bu tablet­lerin yazılmış olduğu dil, Akkadçamn Eski Assur lehçesidir. Bu tabletler Anadolu halkları ile Assurlu tüccarlar arasındaki ticari anlaşmalar, mahkeme kararları, evlat edinme, evlenme, boşanma, köle ticareti, miras ve tüccarların özel yaşamlarına iliş­kin konuları içermektedir.    

    Sayıları Kültepe’de 20.000’e yaklaşan tabletlerden öğrenildiği­ne göre, yönetim merkezî Mezo­potamya’da Assur kenti olan Assur Devleti vatandaşı tüccarlar, kabaca MÖ. 1950-1750 yılları arasında Kültepe’deki gibi, Anadolu’nun farklı yerlerinde ticaret kolonileri kura­rak iyi örgütlenmiş bir ticaret ağı geliştirmişlerdir. Bu örgütlü ticaret dönemine Eski Assur Ticaret Kolo­nileri Çağı adı verilmiştir. Bu yeni ticaret düzeninde iki tip ticaret merkezi kurulmuştur: Bunlardan il­ki ve önemli olanı Anadolu’da bu dönemin siyasi erkleri olan beylik­lerin yakınlarında kurulmuş olan Assurca karum denen büyük pa­zar yerleridir. Diğer merkez ise Assurca vabartum denen yerleşmelerdi. Bu ticaret kolonileri hem Assurlu tüccarlara hem de koruması altına girdikleri Anadolu’daki beylere karşılıklı çıkarlar sağlayan uluslararası bir yapıya sahip ticaret sisteminin parçalarıydı. Tabletlerden öğrenildiğine göre, burada Assurlu tüccarların yanında yerli Anadolu halkına ait kişilerin de ticaret şirketleri bulunmaktaydı. Ayrıca Kuzey Suriye ve Kuzey Mezopotamya kökenli tüccarlar da vardı.

     

    Tunç silah, alet ve süs eşyalarının yapımı için gerekli olan kalay, Anadolu’da fazla bulunmamaktaydı. Assurlu tüccarlar Anadolu’da bulunmayan kalay ve doku­ma ürünleri getirmişler, bunları gümüş, altın ve değerli taş karşılığında satmışlar­dır. Assurlu tüccarlar, yerli Anadolu türünde dikdörtgen planlı, avlulu tek ya da iki katlı konutlarda yaşıyorlar; yerli halk ile aynı tip eşyaları kullanıyorlardı. Bununla birlikte dilleri, ölü gömme gelenekleri ve mühür biçimleri farklıydı.

    Assur Ticaret Kolonileri’nin neden ortadan kalktıkları kesin olarak bilinmemek­tedir. Kazılar, MÖ. 1750 yılında Karum Kaniş (Neşa) başta olmak üzere Orta Ana­dolu’nun birçok yerleşmesinin büyük bir yangınla yıkıldığını göstermektedir. Yer­li beyler arasındaki bir çatışmaya bağlanan bu olaydan sonra Anadolu’nun ilk mer­kezî devleti olan Hitit Devleti ortaya çıkmaya başlar.

Cevap bırak

Sorry, you do not have a permission to answer to this question .