Cevap ( 1 )

  1.  Antikçağda heykel sanatçısı, önceleri, görmediği fakat içinde yaşattığı Tanrı ve Tanrıçaları inanç gücüyle hayal ederek (bu nedenle gözlerin formu çoğu kez belirsizdir), yontmuşlar yani imgeleştirmişlerdir. Ama daha sonraları, bedeni nasıl işlemesi, yani imgeleştirmesi gerektiğini “kendisi” de bilmek isteyecek ve işe gözlerini kullanmakla başlayacaktır; bu da kendisini mükemmeliyete ulaşma adına yeni estetik ve teknik arayışlara sürükleyecektir.

    Sanatçı zamanla taşı yontarak ruhun derinliklerini dile getirme tutkusuyla dolacaktır. Oysa Mısır Sanatında inançlar, töreler doğrultusunda resmetmek esastı. Bu nedenle Mısır kabartmalarında, heykellerinde ve resimlerinde daha çok inancın öykülenmesi esastır. Bunu kabartmalarda, hatta Piramitlerde (ölümden sonraki hayata inanıyorlardı) bile gözlemleyebiliriz.

     

Cevap bırak

Sorry, you do not have a permission to answer to this question .