Cevap ( 1 )

  1. Sömürgeciliğe karşı halkların kendi kaderlerini belirleme haklarını benimseyen Asya ve Afrika’dan yirmi dört ülke, ilk kez 1955’te Endonezya’nın Cava Adası’ndaki Bandung kentinde bir araya geldiler (Asya-Afrika Konferansı).

    Bandung Konferansı’nın amacı, bağımsızlığına yeni kavuşan Afrika ve Asya ülkelerinin ABD ve SSCB gibi iki büyük nükleer güç karşısında varlıklarını korumak için birlik ve dayanışmalarını sağlamaktı. 

    Bandung Konferansı’nda alınan kararlar içinde en etkili olanı, “barış içinde bir arada yaşamanın beş ilkesi” üzerinde varılan anlaşma idi. Barış içinde bir arada yaşamanın 5 ilkesi: 

    ♦  Siyasi bağımsızlık, 

    ♦  Askeri ittifaklara katılmama,  

    ♦  Kendi topraklarında başka devletlere askeri üsse izin vermeme, 

    ♦  İkili ittifaklara girmeme, 

    ♦  Milli kurtuluş savaşlarını desteklemedir. 

    Konferansa katılan 29 devletin özellikleri birbirlerinden çok farklıydı. Türkiye, Asya devleti olarak çağrılmıştı, ancak NATO’nun temsilcisiydi. Çin, konferansa çağrılmayan SSCB’nin temsilcisiydi. Bazı Arap devletleri Batı’nın görüşlerini savunurken, bazıları bağımsızlığı savunuyordu.

    1955 Bandung Konferansı, bir başlangıç olması ve üyelerinin farklı siyasi yapıları ve uluslararası bağlantıları olması sebebiyle Doğu ve Batı Blokları karşısında yer alabilecek yeni bir anlayış ve ortak bir hareket oluşturamadı. Ancak milletlerarası politikada bir “Bağlantısızlık” akımını ortaya çıkardı. 

    Bağlantısızlar belirli dönemlerde yaptıkları toplantılarda aldıkları kararlarla, uluslararası politikaya yön vermişlerdir.

    Bağlantısızlık hareketinin ilk teşkilatlı toplantısı Yugoslavya lideri Tito ile Mısır lideri Nasır’ın öncülüğünde 1961’de Belgrat’ta 25 bağlantısız ülkenin katılımıyla yapıldı. 

    Toplantının sonunda 27 maddelik bir “Deklarasyon” ile ABD ve SSCB’ye hitaben bir “Barış çağrısı” yayımlandı. Bu toplantı, bağlantısızlık hareketini resmen başlattı. 

    Deklarasyonda her türlü kolonicilik ve sömürgeciliğe karşı geliniyor, sömürgelerin bağımsızlık hareketlerinin desteklenmesi isteniyordu. Özellikle Kongo, Angola ve Cezayir’in bağımsızlık hareketleri desteklenirken Güney Afrika Cumhuriyeti’ndeki ırk ayırımına karşı Çıkıldı Filistinlilerin tüm haklarının tanınması, yabancı üslerin kaldırılması, genel ve tam bir silahsızlanma, bütün nükleer silahlar yasaklanması, büyük devletlerin en kısa zamanda bir silahsızlanma anlaşması imzalamaları ve Çin’in BM’ye kabul edilmesine çalışılması kararlaştırıldı Barış çağrısında ise, Konferansın o günkü milletlerarası durumdan duyduğu kaygı ve endişe ifade ediliyordu. 

    Uluslararası ilişkilerde Batı Bloku ve Doğu Bloku dışında kalan devletler grubu “Üçüncü Dünya” olarak adlandırıldı. 1960 yılında Birleşmiş Milletlerin “Sömürge Altındaki Ülke ve Halklara Bağımsızlık Verilmesine ilişkin Bildiri”yi kabul etmesinde bağlantısızlar etkili oldu. “Bağlantısızlar Hareketi” Doğu ve Batı Blokları dışında kalan çeşitli oluşum ve teşkilatların doğmasına imkân sağladı. Bağlantısızların, Birleşmiş Milletler içinde etkilerini azaltan en önemli unsur da kararlar Güvenlik Konseyi’nden çıkmasıdır. 

Cevap bırak

Sorry, you do not have a permission to answer to this question .