Cevap ( 1 )

  1. Büyük Selçuklular Dönemi’nde ilk medreseyi Tuğrul Bey Nişabur’da açtı. Bu gelişmeyi takiben Nizamülmülk, kendi ismini verdiği Nizamiye Medresesi’ni ilk olarak Bağdat’ta inşa etti.

    İlerleyen zamanlarda Musul, Basra, Nişabur, Belh, Herat, Isfahan, Merv, Amul, Rey ve Tûs gibi önemli kentlere yaygın bir biçimde Selçuklu medreseleri açıldı. Sultanların ve devlet büyüklerinin yanında Selçuklu kadınları da medrese açmışlardır. Örneğin Çağrı Bey’in kızı Hatice Arslan Hatun,Bağdat başta olmak üzere birçok yerde pek çok hayır kurumu ve medrese yaptırmıştır.

    Türkan Hatun Bağdat’ta yaşadığı yıllarda kendi adıyla anılan bir medrese yaptırmıştır. Yine Selçuklu hatunlarından İsmet Hatun Bağdat’ta bir medrese inşa ettirmiştir. Bu medreselerden Nizamülmülk’ün kendi ismiyle açtığı Nizamiye Medreselerinde çağın en iyi bilginleri bir araya getirilmiş, bilim ve eğitim alanında yeni bir çığır açılmıştır. Nizamiye Medreselerinin açılmasında şu amaçlar güdülmüştür:

    • Devletin bekasına, inanç sistemine yönelik her türlü parçalayıcı, yıkıcı faaliyetleri engellemek,
    • Yoksul ve yetenekli çocukları okutup topluma faydalı hâle getirmek,
    • Devlet adamı yetiştirmek,
    • Bilim ve âlim insanlar yetiştirerek bilimsel sürekliliği sağlamak,
    • İslam inancını Oğuzlarda pekiştirmek ve diğer Türk boylarına İslamiyet’i benimsetmek.

    Selçuklu medreseleri hemen hemen bilimin her dalında faaliyet göstermiştir. Tıp, dil, din, hukuk, astronomi gibi alanlara ders programında yer verilmekle birlikte ağırlıklı olarak gerçekleştirilen tıp eğitimi “darüşşifa” olarak adlandırılan büyük hastanelerde yapılmıştır. Astronomi eğitimi ise rasathanelerde verilmiştir. Selçuklu devlet adamları bilginleri, zanaatkâr ve sanatkârları koruyup saygı göstermişlerdir. Ülkenin her tarafında medrese açmak suretiyle eğitime büyük önem verilmiştir. Eğitim ücretsiz yapılmış, ayrıca öğrencilere burs verilmiştir.

Cevap bırak

Sorry, you do not have a permission to answer to this question .