Cevap ( 1 )

  1. Osmanlı Devleti’nde ayrım yapmaksızın herkes şikâyetini Şeri Mahkemeye başvurmadan Divan-ı Hümayuna bildirebilirdi. Bazı davalarda ise mahkeme davayı Divan-ı Hümayuna havale edebilirdi. Bu durumda divan ilk ve son derece mah- kemesi olarak yargılama görevini yapardı. Bunun yanında Şeri Mahkemelerde hükme bağlanan davalar başvuru üzerine yüksek mahkeme temyiz mahkemesi olarak Divan-ı Hümayunda ikinci kez görüşülürdü. Burada alınan karar bağlayıcı nitelikteydi. Bu özellikleriyle Divan-ı Hümayun diğer İslam ve Türk-İslam devlerinde rastlanan Divan-ı Mezalime benzerlik göstermekteydi.

    İlk Türk Devletlerinde kağanın en önemli görevi halkı adaletli bir şekilde yönetmekti. Adaletli yönetimden kasıt törenin doğru ve tarafsız bir şe- kilde uygulanmasıydı .  Törenin uygulanması iyi bir adli teşkilatın varlığı ile mümkün olabilirdi. Adli teşkilatın başında kağan bulunurdu. Bu teşkilat yargu denilen si- yasi suçlara bakan yüksek mahkeme ile adli suçlara bakan yerel mah- kemelerden oluşurdu.

Cevap bırak

Sorry, you do not have a permission to answer to this question .