Cevaplar ( 2 )

  1. *Hz. Hasan halifelikten çekilince Muaviye merkezi Şam olan Emevi Devletini kurdu.

    *Muaviye döneminde, iç düzen yeniden sağlamlaştırıldıktan sonra, fetihler yeniden başlatılmıştır.

    -İstanbul iki kez Müslümanlar tarafından kuşatılmış(668-674), fakat başarı sağlanamamıştır.

    *Muaviye ölmeden oğlu Yezid’i veliaht ilan etti. Böylece halifelik babadan oğula geçen saltanata dönüşmüştür.

    Fakat Yezid’in komutanı Ubeydullah, Hz. Hüseyin’i ve yanındakileri Kerbela’da durdurdu. Hz Peygamberin torunu Hz. Hüseyin’i ve yanındakileri kılıçtan geçirdi (10 Muharrem 680). Bu olay İslam dünyasında Emevilere karşı isyanların çıkmasına  ve düşmanlığın artmasına neden olmuştur.

     

    Abdülmelik döneminde Arapça resmi dil olarak kabul edilmiş, ilk İslam parası dinar ve dirhem bastırılmıştır.

    Gelir gider kontrolü için Divan’ül Harac, resmi yazışmalar için Divan’ül Hatem kuruldu.

    Halifenin güvenliğini sağlamak için Muhafız Birliği kuruldu.

    *Velid döneminde Tarık b. Ziyad komutasındaki İslam orduları 711’de Kadiks Savaşı’yla İspanya fethetmiştir. Daha sonra buraya Endülüs ismi verilmiştir.

    *Müslümanlar 732’de Puvatya Savaşı’nda Franklara yenilinceye kadar ilerlediler. Puvatya Savaşı sonucunda Avrupa’daki son sınır Pirene Dağları olarak kalmıştır.

    Emeviler Horasan bölgesini ele geçirmiş, Maveraünnehir bölgesine girmiş Buhara, Semerkant ve Taşkent’i ele geçirmiş, Türgişler ve Hazarlar gibi Türk devletleriyle mücadele etmişler.

    Emevilerin yıkılmasında,

    -Arap milliyetçiliği yapmaları ve diğer milletlere değer vermemeleri (Mevali Politikası)

    -Fetih hareketlerinin durması

    -Abbasi ve Şiilerin yıkıcı faliyetleri

    -Emevilerin Hz. Muhammed’in soyundan gelenlere iyi davranmamaları

    -Arap kabileleri arasındaki rekabetin savaşlara dönüşmesi

    -Emeviler Devleti, Horasan valisi Ebu Müslim isyanı ve Emevi halifesi Mervan’ın öldürülmesiyle sona erdi.

    *Emevilerin Arapları üstün görme politikası (Arap milliyetçiliği) İslamiyetin yayılmasını engellemiştir.

    *İlk kez İslam mimarisi Hristiyan mimarisiyle yarışabilecek seviyeye gelmiştir.(Şam’da Emeviye Camii, Kudüs’te Kubbetü’s Sahra)

     

  2. EMEVÎLER DÖNEMİ (661-750)

    Kureyş kabilesinde, Abdu- Menafin oğulları olan Haşim ile Abdu’ş-Şems iki önem­li ailenin kurucusu oldular. Böylece, Haşimîler ve Emevîler olarak adlandırılan iki önemli aile ortaya çıkmış ve bu iki aile arasında yıllar sürecek bir rekabetin tohum­ları da atılmıştır. Hz. Osman’ın halifeliği döneminde bu rekabet iyice belirgin hale gelerek bu durumdan yararlanan Muaviye b. Ebû Süfyan, dört halife döneminden sonra Emevî Devletini kurdu. Bu devirde fetih hareketleri üç yönde devam etmiş olup, birincisini Türkistan yönündeki hareketler oluşturuyordu. Bu bölgeye yapı­lan seferler sonucunda Emevî orduları, Kâbil, Buhara, Sicistan, Nesef ve Baykent gibi yerlerin yanı sıra büyük ganimetler de elde etmişlerdi. Anadolu ve İstanbul, fetih hareketlerinin yoğunlaştığı ikinci bölgedir. Muaviye, Bizans İmparatorluğu’na karşı yapılan mücadeleyi daha aktif bir içeriğe kavuşturmuş ve İstanbul üzerine bir sefer yapılmış ama sonuç alınamamıştır. Bu arada deniz seferlerine yeniden baş­lanmış, Kıbrıs, Rodos, Sakız gibi adalar alınmış ve İstanbul’a yapılacak seferlerde önemli bir üs haline gelecek Kapıdağ yarımadası da fethedilmişti. Fetih hareketle­rinin son bölgesini Kuzey Afrika oluşturur. Kuzey Afrika’daki mücadele daha çok Berberîlere karşı verilmiş; bir kısmı İslâmiyet’i kabul ederken bazıları da cizye ver­meye devam etmişlerdir.

    Muaviye döneminde, yapılan önemli fetihlerin yanı sıra devlette düzenin sağ­lanmasına da büyük özen gösterilmiş ve Halife ile Şam’daki şûranın aldığı karar doğrultusunda Muaviye’nin oğlu Yezid, İslâm tarihinde ilk defa olarak veliaht ta­yin edilmiştir. Nitekim, babasının ölümünden sonra Yezid (680-683), hilafet maka­mına oturmuştur.

    Yezid’in halife olması ve Emevîler’in yürütmüş olduğu siyaset, Suriye yönetimi­ne duyulan öfkeyi arttırmış ve Hz. Ali’nin küçük oğlu Hz. Hüseyin’in etrafında, Emevî hilafetine muhalif bir hareketin doğmasına sebep olmuştur. 680 yılında Hz. Hüseyin ve taraftarları, Şam yönetimine son vermek amacıyla harekete geçtiler. Ancak, Hz. Hüseyin ve ailesinden birçok kişi Emevîler tarafından Kerbelâ’da kat­ledildi. Kerbelâ Olayı olarak anılan bu hadise, Emevî iktidarına karşı muhalefeti güçlendirmekle kalmayıp muhalefetin Hz. Ali ailesi etrafında toplanmasına sebep olmuştur. Nitekim, Hz. Hüseyin’in Kerbelâ’da şehit edilmesinin ardından, İran, Mekke ve Medine’de isyanlar çıkmıştır.

    Yezid, 683 yılında öldükten sonra yerine oğlu II. Muaviye halife olmuş ve altı aylık kısa halifeliğine ülkedeki iç karışıklıklar damgasını vurmuştur. 684 yılında Emevîlerin diğer kolundan gelen Mervân b. Hakem (684-685) halifelik makamına geçmiştir. Yeni halifenin işbaşına geçmesiyle birlikte, Emevîler’in Süfyâniye kolu son bularak, bir diğer kolu olan Mervânîler iktidar sahibi oluyordu. Mervân b. Ha­kem, Suriye ve Filistin’deki karışıklıklara son vererek Mısır ve Kuzey Afrika’yı ye­niden Emevî toprakları arasına katmıştır. 9 aylık hilafetinin ardından 685 yılında oğlu Abdülmelik b. Mervân (685-705) halife olmuş ve ilk olarak, Suriye ve Mısır’da işleri yoluna koymuş ve Irak’taki muhalefeti ortadan kaldırmıştır. Irak’ın ele geçi­rilmesinden sonra Abdülmelik, Haccac b. Yusuf es-Sakâfî komutasındaki 20 bin ki­şilik bir orduyu Mekke üzerine göndermiştir. Haccac, Mekke’deki direnişi yok et­meyi başarmış ve 694 yılında Kâbe’yi yeniden inşa ettirmiştir. Bu başarılardan son­ra Abdülmelik, Afrika’ya dönerek bütün Kuzey Afrika’nın İslâm idaresine girmesi­ni sağlamıştır. Bu dönemde, Kıbrıs, Emevî-Bizans ortak yönetimine bırakılmıştır. Abdülmelik, Bizans’a olan ödemesini, kendi bastığı altın paradan yapmak isteyin­ce savaş kaçınılmaz olmuş, Çukurova’da yapılan savaşı, Bizans kaybetmiş ve Eme­vîler vergiden kurtulmuşlardır. Siyasî dengeyi sağladıktan sonra halife Abdülmelik, ilk İslâmî sikkeyi de bastırmıştır.

    Abdülmelik’in ölümüyle yerine oğlu Velid (705-715) halife olmuştur. Velid, memleketin imarı hususunda büyük gayret gösterdiği gibi fetih hareketlerini de sürdürmüştür. Kuteybe b. Müslim komutasındaki Emevî orduları, Buhara, Semer- kand, Harezm ve Fergana gibi bölgeleri fethetmişlerdir. Ayrıca, 711 yılında yapılan sefer ile Emevî orduları İspanya’ya geçerek bölgenin fethine başlamışlardır. Ve- lid’in ölümünden sonra kardeşi Süleyman, (715-717) Şam’a gelerek halifelik maka­mına oturmuştur. Süleyman, İstanbul üzerine kardeşi Mesleme b. Abdülmelik ko­mutasında bir ordu göndermiş ancak bir yıl süren kuşatmadan sonuç alınamamış­tır. Süleyman, Emevî ordusunun İstanbul kuşatması devam ederken hayata veda etmiştir.

Cevap bırak

Sorry, you do not have a permission to answer to this question .