Cevap ( 1 )

  1. Eski Mısır kültürü, Nil Vadisi’nde gelişmiştir. Dar ve birkaç kilometre genişlikte olan vadi kuzeyde Delta Bölgesi’nden güneyde Assuan’daki Birinci Çağlayan’a ka­dar uzanıyordu. Mısır, kuzeydeki Aşağı Mısır (Nil Deltası) ve güneyde vadi boyun­ca uzanan Yukarı Mısır olmak üzere iki ayrı bölümden oluşur. Batı ve doğuda çöl­lerle, doğuda kıyıya paralel uzanan sıradağlarla, güneyi çağlayanlarla kuşatılmıştır, Bu bölgede bulunan kayalıklar geçişi zorlaştırmaktadır. Çağlayanların güneyinde ise Nubya yer almaktaydı.

    Ülkenin saldırıya en açık bölgesini kuzeyi oluşturmak­tadır. İklim hemen hemen yağışsız olduğu için, toprağın verimliliği, tümüyle Nil Nehri’nin taşkınlarına bağlıydı. Dünyanın en uzun nehri olan Nil (6695 km), Viktorya Gölü civarında ortaya çıkar Akdeniz’e dökülür. Ekvatoral yağışlar sonucu Nil Nehri Mayıs ayında yükselmeye başlardı ve Temmuz ayından Ekim ayına kadar va­di üzerinden akardı. Bu mevsime eski Mısırlılarca Taşkın (akhet) denirdi. Kasımın başında sular çekilmeye başlar, nehir yavaş yavaş yatağına gerilerdi. Nehrin getir­diği miller, nehir yatağının iki yanına birikir ve Mısır’ın en verimli tarım toprakları­nı oluştururdu. Toprağın yeniden ortaya çıktığı bu mevsime Ekim (peret) denirdi ve ekim faaliyetleri yapılabilirdi. Bu topraktan normal yağmurla beslenmiş toprağa göre üç dört katı fazla ürün alınabilmiştir. Mart ayından Haziran ayına kadarki dö­nem ise Hasat (shemu) mevsimiydi. Herodotos, “Mısır Nil’in bir armağanıdır.” di­yerek bu nehrin Mısır için taşıdığı hayati önemi vurgulamıştır.

     

Cevap bırak

Sorry, you do not have a permission to answer to this question .