Fransız İhtilali Sonrası Kabul Edilen İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi (26 Ağustos 1789) Maddeleri Nelerdir?

Soru
, 1 Cevap 771 görüntüleme

Cevap ( 1 )

  1. Kurucu Meclis, anayasa hazırlama çalışmalarına devam etmekteydi. Gelişen olay­ların etkisiyle, Amerikan Bağımsızlık Bildirisi’nden de esinlenerek, özellikle Lafa- yette’nin teklifi ve katkılarıyla, yurttaşların temel hak ve özgürlüklerini belirten İn­san ve Yurttaş Haklan Bildirisi adını taşıyan bir metnin, hazırlanmakta olan Fran­sız Anayasa’sının başına konması meclis tarafından kabul edildi. 17 ana maddeye dayanan bildirinin, temel ilkeleri şöyledir;
    * İnsanlar özgür ve haklar bakımından birbirine eşit şekilde doğarlar ve öyle kalırlar.
    * Bu haklar özgürlük, mülkiyet, güvenlik ve zulme karşı direnme hakkıdır.
    * Her türlü egemenlik, esas olarak, ulusundur
    * Özgürlük, başkasına zarar vermeyen her şeyi yapabilme gücüdür.
    * Kanun, sadece toplum için zararlı olan hareketleri yasaklayabilir, kanunun yasak etmediği hiçbir şeyin yapılması engellenemez ve kanunun emretme­diği bir şeyi yapmağa kimse zorlanamaz.
    * Kanun genel iradenin açıklanmasıdır. Kanunun yapılmasına her yurttaşın kendisinin veya temsilcilerinin katılması hakkıdır. Kanun önünde her yurt­taş eşittir.
    * Kanunun gösterdiği durumlar dışında hiç kimse suçlanamaz, tutuklanamaz ve gözaltına alınamaz.
    * Kanunsuz suç olamaz.
    * Kamu düzenini zedelemedikçe, hiç kimse siyasi ve dini inançlarından dola­yı kınanamaz.
    * Her yurttaş serbestçe düşünebilir, konuşabilir, yayın yapabilir.
    Temelde burjuvazinin dünyaya bakışını yansıtmakla beraber, İnsan ve Yurttaş Haklan Bildirisi’nin yayınlanması, uygarlık tarihi açısından bakıldığında bir dö­nüm noktası özelliği taşır. Gerçekte bu bildiri, dünyada insan hakları bakımından yayınlanan ilk belge olma özelliği göstermez. Bu tip bildiriler daha önce de, en son Amerikan Bağımsızlık Bildirisi olmak üzere, yayınlanmıştır. Ancak Fransız İnsan ve Yurttaş Haklan Bildirisi dünyadaki etkisi bakımından, diğerleriyle karşılaştırıla­mayacak kadar büyük etki yaratmıştır. Fransız devrimcileri de, Amerikan devlet kurucularının yaptığı gibi, insanların doğal ve başkasına devredilemez ve kutsal hakları olduğunu ilan etmişlerdi.

    Ancak Fransız İnsan ve Yurttaş Haklan Bildirisi’nin etkisi ve öneminin diğerle­rinden çok daha büyük olmasının nedenlerine bakıldığında, ilk neden olarak bil­dirinin açık, berrak bir üslupla kaleme alınması yanında, getirdiği ilkelerin giderek, tüm dünyada evrensel değerler olarak kabul edilmesinden kaynaklanmaktadır. Bil­diri adından da anlaşılacağı üzere sadece Fransız halkına seslenmemektedir. Tüm insanlığı kapsayıcı ve bireylerin haklarını vurgulayan, onun özgürlüğünü esas alan bir anlayışı yansıtmaktaydı. Bildiri, yalnızca içinde yaşanılan çağı değil, bütün çağ­lar için geçerli olabilecek temel ilkeleri ve değerleri açıklamaktaydı. Bu evrensel nitelikteki ilke ve değerler ışığında tüm dünyada, demokratik rejimlerin kurulma­sına yönelik bütün yaklaşımlar için, referans alınan bir başlangıç noktası oldu. Bu özelliğiyle tarihsel olarak günümüz dünyasına kadar uzanan yepyeni bir dönem açmıştır. Uygarlık tarihi bakımından insan olgusunun değeri ve yeri, bu belge ile kayda alınmaktaydı. İnsan ve Yurttaş Haklan Bildirisi, günümüze kadar uzanan tarihsel süreç boyunca, kendisinden sonra ortaya çıkan tüm özgürlük ve insan haklarına yönelik toplumsal hareketlerde ve benzer evrensel belgelerde adeta ku­rucu niteliğindeki etkisini açıkça göstermiştir.

    Devrim sonrası Fransa kısa sürede özellikle sosyo-ekonomik bakımdan temel niteliklerinde kökten bir değişim süreci yaşadı. Bunu sağlayan en temel unsur, hal­kın içinden çıkardığı Meclis idi. Kurucu Meclis asillerin ayrıcalıklarını kaldırmak yanında, ruhban sınıfının da mallarına el koydu. Temelde iktidarını bu sınıflarla dayandırmış olan kral, bu sınıfların ortadan kaldırılması veya ekonomik bakımdan zayıflamasına yol açacak son gelişmelerden hoşnut değildi. İnsan ve Yurttaş Hak­lan Bildirisini kabul etmemişti. Devrim hareketini önlemek için askeri kuvvet top­lamaya çalışıyordu. Bu gelişme üzerine ekonomik sıkıntılar içerinde bulunan halk, Ekim1789’da, Paris’in dışındaki Versailles Sarayı’na yürüdü. Kral ve ailesi, ancak ulusal ordu kumandanı Lafeyette’nin girişimleriyle kurtulabildi. Kral ve ailesi Paris içeresindeki Tuileries Sarayı’na nakledildi.

Cevap bırak

Sorry, you do not have a permission to answer to this question .