Cevaplar ( 2 )

  1. Hazar Devleti hem Bizansla hem Emevilerle mücadele halindeydi. Ancak Emevilere karşı Bizans ile iş birliği içerisindeydi. Emevilere karşı ortak mücadele dönemi Hazarlar ile Bizans arasında iyi ilişkiler oluşturmaya başladı. Bizans İmparatoru 3. Leon zamanında da devam eden bu iyi ilişkiler, 3. Leon’un oğlu 4. Konstantin’in Hazar Hanı Biharın kızıyla evlenmesiyle akrabalık bağı haline geldi. Bu evlilikten doğan Leon, 775 yılında Bizans tahtına çıktı. Bu akrabalık bağı ile başlayan ikili ilişkiler neticesinde Hazar Devleti ile Bizans arasında ticaret gelişti.

    Hazarlar için Kırım önemli bir bölgeydi. Kimi zaman Kırım’ı yönetimi altına alsa da tekrar kaybeden Hazar Devleti, 787 yılında Güney Kırımdaki Doros (Mangup) kalesini ele geçirerek Kırım’da hakimiyet sağlayan Gotların hakimiyetine son vererek kendi bünyesine kattı.

    Bölgedeki hakimiyetini iyice güçlendiren Hazar Devleti, 8. Ve 9. yüzyıllarda sınırlarını Batı ve Kuzey bölgelerine doğru genişlettiler. Bu güçle Doğu Avrupa’daki hemen her kavimden vergi alır, ticareti yönetir ve bölgesel politikaları kontrol altında tutar duruma geldiler.

  2. Devletler arası ilişkiler günümüzde ne kadar önemliyle geçmişte topluluklar arasındaki ilişkiler de bir o kadar önem arz ediyordu. Türkler yaşam tarzları ve yaşadıkları coğrafi bölgenin yapısından dolayı komşularla ilişkilerinde daha yapıcı olmuşlardır. Tarım bir geçim kaynağı olarak yaygın olmadığından  daha çok ticari ilişkiler kurulmuştur. Savaşçı bir yapıda olan Türkler bu özelliklerinden dolayı kendilerini himayesi altına almaya çalışan topluluklarla mücadele etmişlerdir. Atı ilk ehlileştiren ve usta olarak kullanabilen ilk milletlerden biri olması hasebiyle ticari ilişkilerinde de bu yönden gelişme sağlanmıştır diyebiliriz.

     

Cevap bırak

Sorry, you do not have a permission to answer to this question .