Cevap ( 1 )

  1. Türklerde merkezî yönetim; kağan, ayukı (hükümet) ve kurultaydan oluşmaktadır.

    Türklerde hâkimiyetin asıl sahibi Gök Tanrı’ydı. Tanrı’nın bu hâkimiyetinin kağanlar vasıtasıyla kullanıldığına inanılırdı. Bu yüzden Türk devletlerinde devlet başkanı ve hâkimiyetin temsilcisi olan kağanın üstün güç ve yeteneklerle donatıldığı kabul edilirdi. Bu güç ve yetenekler Kök Türk Yazıtları’nda kut, ülüş ve küç olarak belirtilmişti.

    Türk devletlerinde kut inancına göre hükümdarlara verilen siyasi iktidar yeryüzünde ikiye ayrılarak doğu ve batı yönünde yayılmaktaydı. Ülkede siyasi ve idari teşkilatlanma bu düzene göre şekillenmekteydi. Bu idari teşkilatlanmada ülkenin “doğu” tarafı her zaman üstün durumdaydı. Ülkenin “batı” tarafı ise doğuya bağlıydı.

    Türklerde hükümdarlığa geçişte kesin bir veraset kuralının olmaması taht kavgalarına, bu da devletin kısa sürede parçalanmasına ve yıkılmasına yol açabiliyordu. İlk Türklerde yönetimde başarı devam ettiği sürece kağan tahtında otururdu. Ancak yönetiminde siyasi ve ekonomik sıkıntılar yaşanan kağandan Tanrı’nın, “kut”u geri aldığına inanılır ve töreye göre kağan tahttan indirilirdi. Türk hükümdarları; tanhu, şanyü, kağan, hakan, han, yabgu, ilteber, idukut ve erkin unvanlarını kullanmaktaydı. Hunlar şanyü unvanını kullanırken Kök Türkler kağan unvanını, Uygurlar ise idikut unvanını kullanmıştır.

    Türk hükümdarları hem devlet teşkilatının başı hem de toplumun lideri idi. O, sadece yaşadığı zamanın değil devletin ve halkının geleceğinden de sorumluydu. Hükümdarlar iyi yetişmiş, yetenekli, bilgili, cesur, kahraman ve erdemli olmalıydı.

    Hükümdarın önemli görevleri arasında ülkeyi ve halkı düşmandan korumak, töre kurallarını uygulamak, düzeni sağlamak, halkı adaletle yönetmek, ekonomik refahı sağlamak sayılabilir. Kağan iç ve dış siyaseti belirleme, savaş ve barışa karar verme, orduyu komuta etme, elçi gönderme ve kabul etme, her kademedeki devlet görevlilerini tayin etme ve görevden alma yetkilerine sahiptir. Türk hükümdarları Türk cihan hâkimiyeti idealine göre yabancı milletleri de devletin çatısı altında toplamayı evrensel bir görev saymışlardır.

Cevap bırak

Sorry, you do not have a permission to answer to this question .