Cevap ( 1 )

  1.  

    İstanbul ile anlaşmaya yanaşmayan Mehmet Ali Paşa ve İbrahim Paşa için Saray, idam fermanı çıkardı. Ancak Suriye’yi ele ge­çiren Mısır ordusu Anadolu’ya doğru ilerlemeye devam etti. Kütahya’ya kadar ula­şan İbrahim Paşa, 2 Şubat 1833’te kışı Bursa’da geçirmek için II. Mahmut’tan izin istedi. Ardından Adana’yı isteyen İbrahim Paşa, bu teklifin kabul edilmemesi hâ­linde ordusunun İstanbul’a yürüyeceği tehdidinde bulundu. Osmanlı devlet adam­ları, tehlikenin bu kadar yaklaşmış olması nedeniyle yardım arayışı içine girdiler. Fransa Mehmet Ali Paşa’yı destekliyordu; İngiltere ise o sıralarda Avrupa siyaseti­ne ve kendi iç meselelerine yoğunlaşmıştı. Rusya Osmanlının yardım isteyebile­ceği tek kuvvet durumunda idi. 5 Nisan 1833’te bir Rus filosu Mehmet Ali Paşa kuvvetlerine karşı koymak üzere Beykoz’a asker çıkardı. Bunun üzerine Rus­ya’nın Osmanlı ile yaptığı ittifak neticesinde elde edecekleriyle daha da güçlen­mesini istemeyen İngiltere ve Fransa dikkatini Mehmet Ali Paşa’ya çevirdi. Müca­deleye büyük devletlerin de dahil olması neticesinde 8 Nisan 1833’te İbrahim Pa­şa ile Kütahya’da anlaşmaya varıldı. Buna göre İbrahim Paşa’ya Cidde, Şam, Ha­lep valilikleri ile Adana muhassıllığı, Mehmet Ali Paşa’ya ise Mısır’dan başka Girit Valiliği veriliyordu.

     

    İbrahim Paşa ile anlaşma sağlanmış olmasına rağmen II. Mahmut Mısır’ın yakın gelecekte yeni bir tehlike arz etmesi ihtimaline karşı Rusya ile 8 Temmuz 1833’te sekiz yıllık bir ittifak ve yardım anlaşması olan Hünkâr İskelesi Antlaşması’nı imza­ladı. Bu antlaşmayla Ruslar yeni bir saldırı durumunda Osmanlıya yardıma gele­ceklerdi. Bunun karşılığı olarak ise Boğazlar Rusya’ya açılıyordu. İngiltere ve Fran­sa’nın Boğazların statüsündeki bu değişikliği kabul etmeyeceklerini ilan etmesi yeni bir kriz yaratmıştı. Kriz, Rusya’nın antlaşmayla elde ettiği hakları Avusturya ile paylaşmayı kabul etmesiyle sona erdirildi.

     

    Böylece Osmanlı Devleti yalnız Rusya’nın değil diğer Avrupa ülkelerinin de müdahalesine açık bir hâle geliyordu. II. Mahmut Mısır meselesini niha­i olarak sona erdirebilmek maksadıyla İngiltere’nin de desteğini almayı zorunlu görmüş ve bu maksatla 16 Eylül 1838’de Osmanlı- İngiliz Ticaret Antlaşması’nı (Balta Limanı Antlaşması) imzalamıştı. Bu antlaşma ile İngilizlere kapitülasyonları dahi aşan iktisadi imtiyazlar sunuluyordu. Balta Limanı Antlaşması ile Osmanlı Devleti kendi tüccarlarına bile vermediği imtiyazı İngiliz tüccarlarına veriyor, onla­rı iç gümrüklerden muaf tutuyordu. Belirli ürünlerde kurulan devlet tekeli (yed-i vahit) de bu antlaşmayla tamamen kaldırılıyordu. Gerçi Osmanlı devlet adamları yedi vahit usulünü kaldırmayı Mısır ekonomisini geriletmek maksadıyla kabul et­mişti; ancak bir süre sonra bu önlem bizzat Osmanlı ekonomisini zarara uğratacak­tı. Balta Limanı Antlaşması ile Osmanlı ülkesi açık bir pazar hâline getirilirken dev­letin Avrupalı devletlere iktisadi bağımlılık süreci de başlamış oldu.

Cevap bırak

Sorry, you do not have a permission to answer to this question .