I.Meşrutiyet ( 23 Aralık 1876 ) (Kanun-İ Esasi) ( İlk Anayasa ) Hakkında Bilgi Verir Misiniz?

Soru
2 Cevaplar 397 görüntüleme

Cevaplar ( 2 )

    • Tanzimat döneminde, Avrupa ile yakın ilişkiler içinde olan, Avrupa’yı yakından gören ve onların Osmanlı Devleti üzerine siyasi emellerini öğrenen bir aydın sınıf yetişti. Bunlara “Jön Türkler” ya da  “Genç Osmanlılar ” denilmiştir. Mithat Paşa, Namık Kemal, Ziya Paşa , Serasker Hüseyin Avni Paşa önemli temsilcileridir.
    • Genç Osmanlılar, Osmanlı Devletinin kurtuluşunu içinde yaşayan halka yönetme hakkı vermekle, gerçekleşeceğine inanıyorlardı.Böylece halk yönetime katılacak, kendisini temsil edecek, dış devletlerin Osmanlı Devleti içine müdahalesine ortam hazırlanmamış olacaktı.
    • Meşrutiyeti ilan etme sözü veren, II.Abdülhamit V.Murat’ın yerine tahta çıkarılmıştır.

    Önemi:

    • Osmanlı Devletinde ilk kez rejim değişikliği oldu.
    • Tüm azınlık guruplara parlamentoda temsil hakkı tanınmıştır.
    • Osmanlı halkı ilk kez yönetime katılma, seçme ve seçilme haklarına kavuşmuştur.
    • Osmanlı Devletinde ilk kez Anayasal Düzen kuruldu.
    • Osmanlı Parlamentosu ; Padişahın seçtiği üyelerden oluşan Ayan Meclisi ve Halkın seçtiği milletvekillerinden oluşan millet Meclisi olarak iki meclisten oluşmuştur.
    • Hıristiyanlardan 44, Yahudilerden ( Musevilerden ) 4, Müslümanlardan 71, (Toplam 119) ve Padişahın belirlediği 26, ayandan oluşmuştur. Meclis başkanlığına Ahmet Vefik Paşa seçilmiştir.

    Not : 1877-78 Osmanlı – Rus Savaşının başlaması üzerine, meclisin uyumlu çalışmadığı gerekçesiyle II.Abdülhamit, parlamentoyu dağıtarak, Meşrutiyet rejimini yürürlükten kaldırmış, 30 yıl boyunca sıkı, baskıcı bir yönetim izlemiştir.

  1. II. Abdülhamid, meşrutiyetin ilanı için hazırlıkları hemen başlatmış, anayasanın ya­pılması için 30 Eylül 1876 tarihinde bir komisyon kurulmasını emretmiştir. 28 kişi­den oluşan bu komisyon 1831 Belçika, 1859 Prusya anayasalarıyla birlikte yirmiye yakın tasarıyı incelemiştir. Bu tasarılar içinde Mithat Paşa ile Sait Paşaların tasarıla­rı da vardır. Mithat Paşa’nın Kanun-ı Cedit denilen tasarısında, meclisin 120 kişiden oluşması ve bu sayının 1/3’ünün hükûmet tarafından atanması öngörülmüştü. Bu 120 kişinin 80’inin millet mebusu, 40’ının da devlet mebusu olması tasarlanmıştı. Tasarıyla bütün vükela-bakanlar ve müsteşarlar hükûmet adına mebus sayılacaktı. Hükûmet meclisten güvenoyu almak zorundaydı, aksi takdirde düşecekti. Ayrıca hükûmet meclise karşı sorumlu olacaktı. Kanun-ı Cedit ancak, Meclis-i Mebusan tarafından yürürlükten kaldırılabilecekti. Devletin resmî dili Türkçeydi. Kanun-ı Cedit güçlü bir hükümdarlık makamını da içeriyordu. Milleti meclis vasıtasıyla ida­rede söz sahibi yaparken devletin otoritesini korumak için padişaha da ayrıcalık­lar veren tasarı, belirli bir kaynaktan aktarılmış olmaktan çok Mithat Paşa’nın dev­let tecrübesinin bir ürünüdür denilebilir.

Cevap bırak

Sorry, you do not have a permission to answer to this question .