Cevap ( 1 )

  1. Orta Asya bozkırlarında hüküm süren ilk Türk boyları, at üzerinde ülkeler fethederken bir yandan da bilimle uğraşmayı ihmal etmediler. Bilim onların hayatında geniş bir yer tutmuş, ayrı bir merak konusu olmuştur. Yapılan arkeolojik kazılarda gün ışığına çıkartılan bir takım araç ve gereçler, ev eşyaları, takılar, süs eşyaları, giysiler, deri kalıntıları, hayvan buluntuları atalarımızın basit metotlarla da olsa kimya, tıp, veterinerlik ve ilaç yapımı hakkında faaliyette bulunduklarını göstermektedir.

    Türklerin göçebe yaşam tarzı ve uğraş alanları bilimsel gelişmelere yön vermiş, birtakım icatların gerçekleşmesini sağlamıştır. Hava olaylarının bilinmesi, ayların ve mevsimlerin sistem dâhilinde kayda alınması, göç tarihleri, mevsimlerin özellikleri, tarım ürünlerinin ekimi ve hasadı bir takvime bağlanmıştı.

    Buna bağlı olarak Güneş ve Ay’ın hareketleri izlenmiş, Merkür ve Venüs gezegenleri “Sabah Yıldızı”, “Akşam Yıldızı” ismiyle adlandırılmıştı. Türkler diğer yıldızları da çok iyi tanırmış hatta yıldızlara bakarak yönlerini tayin etmişlerdir. Geçmişten günümüze kadar uzanan “Nevruz Bayramı” kutlamalarının tarihlenmesi, Dünya’nın kendi ve Güneş etrafındaki hareketlerinin gözlenmesiyle tespit edilmiştir. Yine astronomik bilgilerden faydalanmak suretiyle “on iki hayvanlı Türk takvimi” düzenlenmiş, böylelikle zamanın kullanılması takvime bağlanmıştır.

    Yapılan araştırmalara göre ilk Türklerin erken dönemlerden itibaren matematik bilimiyle ilgilendikleri ortaya çıkmıştır. Orhun Kitabelerinde sayı sistemi ile ilgili bilgiler yer almaktadır. Ticaretle uğraşanlar on tabanlı (desimal) sistemi kullanarak değişik şekillerde matematik işlemleri yapmışlardır.

    Bunun yanında ağırlık ve uzunluk ölçü birimlerinin kullanıldığı, yazılı metinlerden anlaşılmaktadır.

    Çin kaynaklarından aldığımız bilgilere göre maden işlemeciliğinde hayli marifetli olan ilk Türkler bakırın alaşımlarından tunç (bronz) elde etmişler, bu ürünlerle kap ve süs eşyaları yapmışlardır. Demircilikte ileri olan Türkler demir madeninin hangi sıcaklık derecesinde eridiği bilgisine sahipti.

    Altın işlemeciliğinde de göz kamaştırıcı eşsiz eserler ortaya koyan ilk Türkler için bozkırın kuyumcuları da denilmektedir. Bu alandaki gelişmeler Uygurlar Dönemi’nde de devam etmiş; nişadır ticareti yapılmış, boraks elde edilmiş, kuyumculuk ve bakırcılıkta ileri seviyeye ulaşılmıştır.

Cevap bırak

Sorry, you do not have a permission to answer to this question .