Cevap ( 1 )

  1. Kıta sahanlığı, karasuların bitiş noktasından başlayan deniz altındaki devamını ifade eder. Kıyıya sahip her devletin kıta sahanlığı vardır ve burada her türlü arama ve işletme yetkisine sahiptir. Bitişik ya da karşılıklı kıyıya sahip olan devletlerin ise kıta sahanlığını anlaşarak sınırlandırmaları gerekmektedir, 

    Türkiye, Ege Denizi’nin Türkiye’nin kıta sahanlığında bulunan bölgesinde petrol araması yapması için TPAO’ya (Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı) ruhsat vermiştir (1973). 

    Yunan Hükümeti söz konusu bölgenin Yunan kıta sahanlığına girdiğini iddia ederek ruhsatın geçersiz olduğunu bildirmiştir. Böylece Türkiye ile Yunanistan arasında kıta sahanlığı sorunu ortaya çıktı. 

    Türkiye bunun üzerine İzmir’de Ege Ordusu denilen IV. Ordu’yu kurdu. 

    1976’da Türkiye’nin Hora (Sismik–1) adlı araştırma gemisinin Ege’ye çıkması gerginliğe yol açtı. Hora gemisi Türkiye ile Yunanistan arasında anlaşmazlık konusu olan kıta sahanlığına girmiş, Yunan savaş gemileri bu gemiyi izlemişlerdir. Bu anlaşmazlık Bern Deklarasyonu ile geçici olarak son buldu. 

    Karasularının 12 Mile Çıkarılması Sorunu: Lozan Antlaşması’yla Ege Denizi’nde karasuları genişliği 3 mil olarak kabul edilmişti. Yunanistan, değişik dönemlerde karasularını önce 6 sonra 12 mile çıkardı. 

    Böylece Yunanistan Ege Denizi’nde adalarının çokluğu nedeniyle büyük oranda egemenlik sağlayabilecekti. Bu durum Türk gemi ve uçaklarının Ege’den Akdeniz’e çıkışlarına büyük sınırlamalar getirecek, Batı Anadolu ve Boğazlar bölgesinin savunmasını da olumsuz etkileyecekti. 

    Türkiye böyle bir uygulamanın savaş nedeni olacağını açıkladı ve Yunanistan’ın 6 mili geçemeyeceğini bildirdi. 

Cevap bırak

Sorry, you do not have a permission to answer to this question .