Cevap ( 1 )

  1. Irak, İran ile savaştığı sekiz yıl boyunca aşırı borçlanmış, borçlarını ödeyebilmek için Batılı devletlerden kredi talebinde bulunmuştu. Irak, kredi talebine olumsuz yanıt alınca, Kuveyt’in günlük limitten fazla petrol çıkararak kendisini zarara uğrattığını ileri sürdü. Bu devletten 24 milyar dolar tazminat isteğinin geri çevrilmesi üzerine, 2 Ağustos 1990’da Kuveyt’i ilhak etti. Böylece 1990– 1991 Körfez Savaşı başlamış oldu. 
    Dünya petrol rezervinin yüzde 60’ından fazlasının bulunduğu hesaplanan Orta Doğu’daki bu statü değişimi, başta ABD ve Batılı devletler ile bölge ülkelerini etkilediği için “Körfez Krizi” aynı zamanda bir dünya sorununa dönüştü. BM Güvenlik Konseyi’nin oluşturduğu “koalisyon güçleri” BM’nin Irak’a tanıdığı süre içerisinde Kuveyt’ten askerlerini geri çekmemesi nedeniyle, bu ülkeye 17 Ocak 1991’de hava saldırısına başladı. 24 Şubat’ta da kara harekâtına başlayan koalisyon güçleri, 3 Nisan’da Irak’ın ateşkes isteği üzerine müdahalesini durdurdu. Körfez Savaşı sona erdi.

    BM Güvenlik Konseyi, Kuveyt’in işgal öncesi sınırlarının kabul edilmesi, Irak’ın nükleer, biyolojik ve kimyasal silahlardan arındırılması kararını aldı. Irak Hükümeti’ne 36. paralelin kuzeyi ile 32. paralelin güneyine uçak ve ağır silah geçirmeme yükümlülüğü getirdi. Bunu denetlemek için de Türkiye merkezli uluslararası “Çevik Güç” kuruldu.
    Irak’ın ülkesindeki nükleer silahların denetlenmesine sorun çıkarması üzerine, ABD İngiliz uçakları Aralık 1998’de Irak’ı tekrar bombaladı. 
    Aralık 2002’de Irak’ın elindeki kitle imha silahlarının listesinin BM’e sunmasına, silah denetçilerinin kitle imha silahları ile ilgili bir bulguya rastlamamasına ve birçok devletin karşı çıkmasına rağmen, ABD ve İngiltere tarafından Irak’a 20 Mart 2003’te saldırı başlatıldı. 
    9–10 Nisan’da Bağdat’a giren ABD ve İngiliz kuvvetlerine mevcut Irak yönetimi fazla bir direnç gösteremedi, Devlet Başkanı Saddam Hüseyin yakalanarak 30 Aralık 2006’da idam edildi. 
    13 Temmuz 2003’de “Geçici Irak Yönetim Konseyi” oluşturuldu. Daha sonra 30 Ocak 2005’de yapılan seçimlerde Celal Talabani Cumhurbaşkanlığına seçildi. Ardından Ekim ayında referanduma sunulan Anayasa kabul edildi. Aralık’ta yapılan yeni seçimlerle oluşan Parlamento Celal Talabani’yi tekrar Cumhurbaşkanlığına seçti.

Cevap bırak

Sorry, you do not have a permission to answer to this question .