Cevap ( 1 )

  1. Henry, dışarıda yeni topraklar elde ederken ülke içinde daha otokratik bir hükümdar oldu. Clarendon Nizamnamesi ile ruhban sınıfını sivil mahkemelere tabi kıldı (1164). Piskoposların seçiminde kontrolü ele geçirdi. Aristokrasi ve ruhban sınıfı buna şiddetle direndi. İngilizlerin krala karşı tutumu Henry’nin halefleri Arslan Yürekli Richard (1118-1199) ve John (1199-1216)’un döneminde isyana dönüştü. İngiliz halkı, aristokrasinin, ruhbanın ve şehirli adamların desteğiyle kral John’a karşı ayaklandı. İsyan, 1215’te kralın Magna Carta (Büyük Sözleşme) yı onaylaması ile sona erdi. İngiliz krallarını ebediyen bağlayan belge halka birçok hak ve özgürlüğün bağışladı.

    Kral John, Magna Carta ile kraliyeti kanunlara dayalı bir idari sistem içine çekti.

    Bu belge, Norman ve Angevin otokrasisini kanunen sınırladı. Aristokrat, ruhban ve kentlilerden oluşan ayrıcalıklı çoğunluğun haklarını monarşiye karşı korudu. Magna Carta, çoğunluğun vergi gibi önemli konularda en yüksek idari makamlar önünde temsilini sağladı. Monarşi eski gücünü kaybetti. İngilizler, aristokrat sınıfın müdahalesiyle monarşinin çözülmesini ve asalet sınıfının haklarının kısıtlanmasını önlediler. Sonraki İngiliz kralları Magna Carta yokmuş gibi davransa da, bu belge modern İngiliz hukukunun temeli oldu.

    Kanunların kralın da üzerinde olduğu ve kralın gerektiği zamanlarda bunlara uymaya zorlanabileceği ilkesi kabul edildi. Modern devletin hukukun her şeyin üzerinde olduğu ilkesi gelişti.

    I. Edward (1271-1307), o zamana kadar hâkimlerin kararlarına dayalı olan yazılı olmayan kanunları maddeler hâlinde yazıya geçirtti. Hukuk alanında hızlı bir gelişme yaşandı.

    Edward, Parlamentodan mülkiyet konusunu düzenleyen ve ruhbanla aristokrasinin gücünü sınırlayan kanunlar çıkarttı. Böylece, kanunların tek yasama organı Parlamento tarafından çıkarılıp değiştirilmesi ilkesi yerleşti.

    Aristokratik kraliyet konseyi tek yasama ve yürütme organıyken I. Edward, 1295’te ilk defa kasaba ve kentlerin sözcülerini topladı.

    Model Parlamento denilen genişletilmiş bir parlamento oluşturdu. Şövalye ve kent soylular bu parlamentoya girdi.

    Edward, halk meclislerine oy hakkıyla vergilendirmede söz hakkı tanıdı.

    Bu gelenek, kraliyetin savaşın finansmanını sağlamak için parlamentoyu toplayıp halk onayını almasıyla demokratik bir özellik kazandı.

Cevap bırak

Sorry, you do not have a permission to answer to this question .