Osmanlı Bulgar İlişkileri (Münasebetleri) Hakkında Bilgi Verir Misiniz?

Soru
1 Cevap 246 görüntüleme

Cevap ( 1 )

  1. Türklerle aynı kökten olup Slav kültürünü kabul etmiş olan Bulgarlar beşinci asırda Ural havzasından Tuna kenarına gelerek bir devlet kurmuşlar ve Asparuh adındaki kral zamanında Mizya’ya kadar sınırlarını genişletmişiler ve Slavlaşarak Hıristiyanlığı kabul etmişlerdir.

    Bir zamanlar Bizanslıların nüfuzu altına girmiş olan Bulgarlar 11862da Romanya’da büyümüş olan Bulgar Boyarlarından Petro (Kolo Piyer) ve Asen isimlerinde iki kardeşin Romenlerin de gayretleriyle Bulgar – Ulah Devletini kurmuşlardı. Yeni krallığın merkezi Tırnova idi. Bu iki kardeşten 1196’da evvela Piyer ve sonra Asen Rumların entrikalarıyla katledildiler. Nihayet bu devlet Jan Asen’in 1241’de ölümü üzerine dahili mücadeleler yüzünden zayıf düşmüş, evvelce Trakya ve Makedonya’yı işgal etmiş olan Bulgar Ulah Devleti, mücadeleler yüzünden bu iki mıntıkayı İznik Rum İmparatorluğu’na terk etmek zorunda kalmıştı.

    Bulgar Çarı Svetslav, Bizansın zaafından istifade ederek 1301’de Karadeniz bölgesindeki yerlere tecavüz ederek Tunca nehrinden denize kadar olan Yanbolu, Misivri, Ahyolu ve Süzebolu’yu almıştı. Bulgarlar, Bizans’taki taç kavgaları esnasında Genç Andronikos tarafını tutmuşlar ve Sırplarda ihtiyar Andronikos’a yardım etmişlerdi.

    Osmanlılar Rumeli’ye geçtikleri sırada, Bulgar çarlığında İvan Aleksandr Asen bulunuyordu. Türkler tarafından Edirne ile Filibe’nin zabtı Bizanslılara karşı büyük bir darbe olduğu gibi Bulgarları da endişeye sevketmişti. Hatta bundan dolayı harekete geçen Aleksandr, 1362 ile 1363 arasında Osmanlıların zaptettikleri Kırkkilise (Kırklareli), Midye, Pınarhisar ile Vize’yi geri almayı başarmıştı. Mücadeleci olan çar Aleksandr’ın  Osmanlılarla uğraşacağı anlaşılıyordu. Fakat 135’te vefat etmesi Bulgaristan istilasını kolaylaştırmıştı.

    Aleksandr vefat eder etmez Bulgar Devleti derhal parçalandı. Aleksandr’ın bazı Osmanlı tarihlerinde Sosmanos da denilen küçük oğlu ve veliahdı Şişman devlet merkezi olan Tırnova ile Silistre, Niğbolu, Yanbolu Sofya yani kısmen Tuna boyunda, Orta ve Güney Bulgaristan ile Trakya’da Osmanlıların işgaline uğrayan yerlere sahip bulunup Çar ünvanını almıştı.

    1392 senesinde Macar Kralı Sigismund, Bulgarların hâmisi sıfatıyla Kral Şişman ile yaptığı muharebede Bulgaristan’a gelmiş ancak mağlup olup geri çekilmişti. Şişman’ın bu vaziyetini haber alan Yıldırım Bayezid, ikinci bir taarruz olduğunda Bulgarların Macarlarla beraber hareket edeceğini düşünerek bu krallığı ortadan kaldırmak için harekete geçti. 1393’te büyük oğlu Süleyman Çelebi kumandasıyla sevk ettiği kuvvetler, üç ay kuşatmadan sonra 17 Temmuzda Bulgar başkenti olan Tırnova’yı aldılar. Bu arada Bulgar patriği de esir edildi. Kral Şişman’ın akibeti ise kesin olarak bilinmiyor. Osmanlıların Bulgar krallığını tamamen ortadan kaldırmaları üç sene sonra meydana gelen Niğbolu muharebesi sebebiyle tam zamanında yapılmıştır. Kral Şişman’ın oğlu Aleksandr Müslüman olmuş ve sonra Yıldırım Bayezid tarafından ilk defa zapt edilen Samsun Sancak beyliğine tayin edilmiştir. Aleksandr, Saruhan (Manisa) sancak beyiyken Şeyh Bedrettin’in adamlarından Börklüce Mustafa isyanını bastırmakla görevlendirilmiş ve muharebe esnasında ölmüştür.

    Vidin’de bir Osmanlı vassalı olarak kalmış olan ihtiyar Stratisimir ise Niğbolu harbinden önce Haçlılar tarafına geçip onlara sadakatle hizmet edeceğine yemin etmişti. Niğbolu zaferinden sonra Vidin doğrudan Türk idaresine alınmış ve Niğbolu’daki Türk sancak beyi Vidin’i kendisine merkez yapmıştır. Bu sırada Stratisimir’in oğlu Konstantin, Sırp despotu Stefan’ın yanına kaçarak 1422 senesinde orada ölmüştür.

Cevap bırak

Sorry, you do not have a permission to answer to this question .