Cevap ( 1 )

  1.  

    Osmanlı Devleti, kuruluştan itibaren bir bölgeye yürütme kuvvetini temsil eden ve askerî sınıftan gelen bey (beylerbeyi-sancakbeyi) ve yargı kuvvetini temsil eden ilmiye sınıfından bir kadı göndermiştir. Bey, kadının hükmü olmadan kimseyi cezalandırmaz, kadı da beyin kuvvetine dayanmadan hiçbir hükmü uygulayamazdı. Kadı aldığı kararlarda bağımsız olup doğrudan padişaha bu kararları sunabilirdi. Osmanlı Devleti bu şekilde iki makamın birbirini kontrol etmesini sağlayarak taşrada adil bir yönetim sergilemeyi hedeflemiştir.

    Salyanesiz (Tımar) Eyaletler

    Tımar sisteminin uygulandığı eyaletlerdir.
    Bu grupta yer alan eyaletlerin topraklar dirlik gelirine göre has, zeamet, tımar olmak üzere üç bölüme ayrılır.
    Eyaletlerin gelirleri yönetici maaşlarına ve asker yetiştirilme hizmetlerine ayrılır.
    Anadolu, Karaman, Sivas, Erzurum, Bağdat, Bosna, Budin  bu tür eyaletlerdendir.

    Salyaneli (Yıllıklı) Eyaletler

    Tımar sisteminin uygulanmadığı eyaletlerdir.
    Eyaletlerden toplanan gelirlerin bir kısmı ile eyalet yöneticilerinin maaşları karşılanır, geri kalan bölüm doğrudan hazineye aktarılırdı.
    Yemen, Habeş, Mısır, Trablusgarp, Tunus, Cezayir bu grupta yer alan eyaletlerdir.

    Özel Yönetimli (İmtiyazlı) Eyaletler

    İç işlerinde serbest, dış işlerinde Osmanlı Devleti’ne bağlı eyaletlerdir.
    Padişah tarafından bu eyaletlerin yöneticileri belirlenir.
    Hicaz, Kırım, Erdel Eflak, Boğdan, Raguza ve Sakız cumhuriyetleri bu grupta yer alan eyaletlerdir.
    Hicaz kutsal  bölge sayıldığı için vergi  ve asker göndermez,  Kırım  sadece asker gönderir. Eflak, Erdel, Boğdan asker ve vergi verir.

Cevap bırak

Sorry, you do not have a permission to answer to this question .