Osmanlı Devleti’nde hukuk alanındaki problemlerin Cumhuriyet Dönemi’ne etkileri nelerdir?

Soru
2 Cevaplar 1094 görüntüleme

Cevaplar ( 2 )

  1. Osmanlı Devleti’nin yönetim anlayışına göre padişah aynı zamanda Orta Asya’dan bu yana süre gelen örfi hukuk kuralları kapsamında ülkeyi yönetiyordu. Şeri Hukuk ise aynı zamanda Divan-ı Hümayun üyesi olan Şeyhülislam tarafından idare ediliyordu. Osmanlı Devleti duraklama döneminden sonra padişahın nüfuzunun da azalmasıyla hukuk kurallarında da bazı aksaklıklar olmuştur. Gerek Monarşi yönetimi gerekse tüm yetkileri elinde bulunduran padişahın hukuk sisteminin de başında olması hasebiyle gerileme ve yıkılma dönemlerindeki sorunlar arasında yerini almıştır. Cumhuriyet döneminde Demokrasi rejimiyle birlikte güçler ayrılığı ilkesi benimsenmiştir. Bütün bunlara rağmen şer-i hukuk dediğimiz dini kurallar Cumhueiyet döneminde dahi bazı gerici din adamları tarafından uygulanmaya çalışılmıştır. Bütün bunlar Osmanlı dönemindeki hukuk kurallarının Cumhuriyet dönemine taşıdığı sorunlardan kaynaklanmıştır.

  2. Atatürk 1Mart 1922’de yaptığı aşağıdaki konuşmada;

    Millet ve hükümetin tam bağımsımlızlığı ile kanun ve adaletlere uyan, Osmanlı döneminde de bunun birçok örneği olan bir toplum olduğumuzu vurgulamıştır. Ancak hukuki mevzuatlarda birtakım eksikler , problemler olduğu, tam bağımsızlık ve adli bağımsızlığın da bulunması gerektiğini belirtmiştir. 

    Burada yasama yurutme ve yargının Osmanlıda hükümdara bağlı olmasından kaynaklı problemleri kastetmiştir. 1920’de güçler birliği esası bulunuyordu. 1921,1924 anayasalarında da değiştirilemedi. Parlamentonun anayasaya uygun davranıp davranmadığını sağlayacak denetim mekanizması yoktu. Çok partili sisteme geçiş denemeleri 1924 ve 1930’da başarısız oldu. Bu durum 1961 Anayasasında güçler ayrılığı ilkesinin kabulune kadar gitmiştir.    

    Atatürk 1Mart 1922’de yaptığı konuşma;

    “Bizim milletimizin ve hükümetimizin adalet düşüncesi ve anlayışı bu konuda hiçbir uygar ulusunkinden aşağı değildir. Belki tarih bu noktada yüksek olduğumuza tanıklık eder. Bu nedenle hukuki mevzuatımızın bütün uygar devletlerin kanuni mevzuatından eksik olması düşünülemez. Gayretli çalışmalarımızın amacı olan tam bağımsızlık kavramında adli bağımsızlığın da bulunması doğaldır. Bundan dolayı her bağımsız devletin ayrılmaz bir bütünü olan adalet dağıtımı görevine kimseyi karıştıramayız”

Cevap bırak

Sorry, you do not have a permission to answer to this question .