Cevap ( 1 )

  1. Osmanlı Devleti Sınırlarının genişlemesi ve fethettiği ülkeleri bünyesine katıp sınırlarının genişlemesi ile bünyesinde çok farklı din, dil, ırk ve kültüre sahip milletleri barındırmaya başlamıştı. Farklı farklı milletlerin devlet bünyesinde bir çatı altında huzur içerisinde hoşgörülü ve barış içinde yaşayabilmesi ve haklarını koruyabilmeleri için Fatih Sultan Mehmet (2. Mehmet) millet sistemini getirdi. Hem böylelikle insanların birey olarak değil, cemaat olarak devlet tarafından muhatap alınması sağlanmıştır. Bu yöntemle toplumu yönetmek daha kolay ve akılcı olmuştur.

    Bu sisteme göre Osmanlının her vatandaş dini bir bağ ile bir milletin üyesi durumundaydı, aynı millet olmak (Rum, Ermeni Yahudi, Müslüman),bunların birbirine benzeme, tek millet olma ilkesi yoktu.

    Bu sistem Osmanlı Devleti’nde farklı toplumları kendileri olmaktan çıkarmadan, kendi dinini, dilini, fikirlerini ve yaşama biçimini muhafaza ederek bir araya getirmeyi amaçlar. Milletleri din ve mezhep aidiyetine dayandırır.

    Millet sisteminin esasları;

    1. Farklılıkların korunması esas olmuştur. Bu konudaki temel politika; zimmet sözleşmesinin gereği olarak dili, dini, kültürü farklı olsa da devlet bünyesindeki tüm topluluklar devlet otoritesini tanımak ve onun gereklerini yerine getirmekle yükümlülerdir.
    2. İslâm ülkesinde daimi olarak yaşayan insanlar ister Müslüman isterse gayrimüslim olsun bu ülkenin vatandaşlarıdır
    3. Gayrimüslimlerin de evlenme, çocuklarına veli olma, vasi tayin etme, nafaka, miras, mal ve mülk edinme hakları vardır.
    4. Gayrimüslimlere kamu düzenini ilgilendiren konularda İslâm hukuku kurallarına bağlı kalınır.
    5. Aile, evlenme, boşanma, miras ve bir kısım ticaret hukuku konuları her millet kendi hukuk sistemlerine göre düzenlerler
    6. Milletler medeni haklarla ilgili davaları da kendi mahkemelerinde görür, Osmanlı hükümeti bu mahkemelerde verilen kararları onlar adına uygular ve adaletin yerini bulmasını sağlardı.
    7. Milletler devletin belirlediği hak ve yükümlülüklere uygun olarak kendi din başkanları tarafından yönetilirdi. Millet lideri, cemaatinin devletle olan ilişkilerini yürütürdü.
    8. Cemaatlar kendisine bağlı insanların hareketlerinden ve vergi ver­mek gibi yükümlülüklerini yerine getirmelerinden devlete karşı o sorumludur
    9. Milletler eğitim, din, adalet ve sosyal güvenlik alanlarındaki ihtiyaçlarını kendi imkânlarıyla karşılarlar.
    En iyi cevap

Cevap bırak

Sorry, you do not have a permission to answer to this question .