Cevap ( 1 )

  1. Fatih Sultan Mehmet, 1453’te İstanbul’u fethettiği zaman orada bulunan

    Galata Latin cemaatine ve Rumlara geniş haklar vererek dinlerinde, dillerinde, örf ve adetlerinde serbestlik tanıdı. İstanbul Rumlarının ve Ortodoks mezhebine mensup insanların eğitim, kültürel, hukuki ve sosyal faaliyetlerini Patrik ve Patrikhanenin sorumluluğuna bıraktı. Rumlara verilen bu haklar Yahudilere ve Ermenilere de verildi. Patrikhanenin himayesinde yapılan eğitimde Yunan dili, Felsefe, Teoloji, Riyaziyat ve Fiziki bilimler öğretiliyordu. Osmanlının tercümanları ile Eflak ve

    Boğdan Voyvodaları bu okullardan yetişti.

     

    Ermeniler ise İstanbul’da Çocuk Terbiye Evleri adı altında okul açtılar.

    Genel itibarıyla Ermeni çocukları kiliselerde, papazlardan dinî eğitim alıyorlardı. Diğer azınlığı teşkil Yahudiler ise eğitim seviyeleri yüksek insanlar olup matbaayı İstanbul’a getirmişlerdi. Kısa sürede eğitim kurumları açan Yahudiler; İbranice, dinî bilgiler, hesap, hendese, tarih, coğrafya gibi dersleri okullarında vermeye başladılar.

    Ancak ilerleyen zamanlarda akli bilimlere yönelik derslerin eğitim müfredatından çıkarılması Yahudilerin fikren geri kalmalarına zemin hazırladı. Tanzimat ve Islahat fermanlarından sonra çok sayıda okul açan azınlıklar bu okullarda milliyetçilik fikri içerisinde ayrılıkçı düşüncelerini işleyerek birtakım isyanların çıkmasına neden oldu. Yabancı ülkelerden gelen misyonerler de bu okullarda görev almak suretiyle Osmanlı Devleti’ne karşı ağır bir düşmanlık oluşturdular. Gelecek nesillere ayrılıkçı düşünceleri aşıladılar.

Cevap bırak

Sorry, you do not have a permission to answer to this question .