Cevap ( 1 )

  1. * Osmanlı Devlet geleneğinin temelinde Orta Asya Türk devlet geleneği ve İslam hukuku bulunuyordu.

    * İslam hukukuna göre hakimiyet Allah’ındır. Hükümdar Allah’ın vekili olarak halkı adaletle yönetir. Yönetilenler ise hükümdara itaat ederdi.

    * Eski Türk geleneğinde yönetme yetkisi Tanrı tarafından verildiğine inanılan Kut’a dayanıyordu. Ülke hanedanın ortak malıydı. Bu durum taht kavgalarına ve devletlerin kısa ömürlü olmasına da neden oluyordu

    * Osmanlı Devleti’nde hükümdarlığa kimin geçeceğine dair ilk dönemlerde belirli bir kural yoktu. I. Murat döneminde taht kavgalarını azaltmak için” ülke padişah ve oğullarınındır” anlayışı getirildi.

    * Fatih döneminde çıkarılan “Kanun-name-i Al-i Osman “ ile ülkenin birlik ve düzeni için ( Nizam – Alem ) kardeş katli kuralı getirildi ve “ Ülke Padişah’ındır “ anlayışına geçildi.

    * I. Ahmet döneminde Ekber ve Erşed sistemi getirildi.(En yaşlı ve en akıllının tahta çıkması usulu)

    * Bu değişikliklerin temel hedefi :
    a) Taht kavgalarını en aza indirmek
    b) Merkezi otoriteyi güçlendirmek olarak belirtilebilir.

    * Şehzadeler devlet yönetimi tecrübesi kazanması için bir devlet adamı nezaretinde (Lala) Sancaklara yönetici olarak gönderildi. En önemli Şehzade sancakları arasında ,; Balıkesir , Amasya , Kütahya ve Manisa sayılabilir.

    * Sancağa çıkma usulü 3.Mehmet döneminde kaldırıldı. Şehzadeler saray da göz hapsinde tutulmaya başlandı. (Kafes Usulü)

    Not: Bu durum; Hükümdar adaylarının yönetim deneyiminden mahrum kalmasına, Halkı tanıma fırsatı yakalayamamalarına neden olduğu gibi hapis ve öldürülme korkusuyla psikolojik sorunlar yaşamalarına da sebep olmuştur.

    * Hükümdar mutlak yetkiliydi ancak bu durum onun her istediğini yapması demek değildi. Zira Dini kurallarla Töreye aykırı iş yapamazlardı.

Cevap bırak

Sorry, you do not have a permission to answer to this question .