Cevap ( 1 )

  1. Sadabad (Farsça’da “Yüz Bayındır Yer”), İstanbul’da Kağıthane Deresinin Haliç’e doğru uzandığı düzlük eğlence yerine Lale Devrinde verilen ad. 

    Kağıthane Deresi kıyıları, Lale devrinden öncede insanların özellikle Hıdrellez’de en çok gittikleri yerlerden biriydi. haliç’ten kayıklarla, karadan da arabalarla ulaşılan bu sulak yerde padişaha ve devlet adamlarına ait dinlenme ve av köşkleri vardı. Her yıl Hıdrellez eğlenceleri burada yapılırdı. 17. yüzyılda İstanbul’da yaşanan ekonomik ve sosyal bunalımın sonucunda Kağıthane ve Haliç bu özelliklerini büyük ölçüde yitirmiştir. 

    Padişah III. Ahmed ve Sadrazam Nevşehirli Damad İbrahim paşa, İstanbul’un imar çalışmalarında buraya öncelik tanıdılar. Alibeyköy’de Sadabad Kasrı adıyla küçük bir saray, yanına da Camii ve hamam yapıldı. Mermer sütunlar üstüne oturtulan iki katlı köşkün üst katında toplu eğlenceler için geniş bir davanhane ve sofalar vardı. Paris’te ki Fontaineblau Sarayı’ndan esinlenerek yapılmıştır. Çevre düzenlemerinde de Paris’ten esinlenilmiştir. Kağıthane Deresinin yatağı değiştirildi ve iki yanına mermer rıhtımlar yapıldı. Vezirler, zenginler ve seçkin kişiler park alanında birer saray yapmaya özendirildi. Böylece bu alanda birçok saray yaptırıldı.

Cevap bırak

Sorry, you do not have a permission to answer to this question .