Cevap ( 1 )

  1. Türkiye’de Çok partili Hayata Geçiş

    Cumhuriyet Halk Partisi, halkın kendi kendini yönetmesi, rejimin halkın rejimi olduğunu benimsemesi, demokratik rejime yöneldiğinin göstergesidir. 

    2. Dünya Savaşı sona erdiğinde Türkiye’de siyasal iktidar cumhuriyetin ilk yıllarından beri asker, sivil, bürokrat kadroların elindedir. Bunlara ticaret burjuvazisi ile eşraf ve toprak ağaları muhalefet etmektedir.

    Bu tepkilere II. Dünya Savaşı’yla birlikte totaliter rejimlerin yıkılışı ve demokrasinin üstünlüğü de eklenmiştir. 

    Müttefik Devletlerin II. Dünya Savaşı’ndan galip çıkması, tek partili rejimlere karşı, liberal demokrasinin zaferini simgeliyordu. Bundan sonra Avrupa’da çok partili liberal demokrasiler kurulacaktı. Türkiye de Batı ittifakı içinde yer almak istiyordu. Dolayısıyla bu oluşumun dışında kalamazdı. İsmet İnönü, bu ortamda çok partili siyasal yaşama geçme kararı aldı. 

    İsmet İnönü 1 Kasım 1945’te TBMM’nin açılış konuşmasında hükümet partisinin karşısında bir parti bulunmamasının yarattığı eksikliği vurguladı ve yeni siyasal partilerin kurulmasını teşvik etti. 

    İlk muhalefet partisi Temmuz 1945’te Nuri Demirağ tarafından “Milli Kalkınma Partisi” adıyla kuruldu. 

Cevap bırak

Sorry, you do not have a permission to answer to this question .