Cevap ( 1 )

  1. Yugoslavya’da çoğunluğu Slav kökenli halklar oluşturmuştur. (Sırp, Hırvat, Sloven, Karadağ Makedon ve Boşnaklar Slav kökenlidir.) Bölgedeki Arnavutların varlığı ise Slavlardan çok daha öncelere dayanmaktadır. 1981’de Belgrat yönetiminin ekonomik politikasından memnun olmayan Kosova Arnavutları ayaklandılar. Bu ayaklanma kanlı bir şekilde bastırıldı. 

    1985’te Gorbaçov’un köktenci reformlara girişmesi Doğu Avrupa’da özgürlükçü gelişmelere yol açt Yugoslavya da bu durumdan etkilendi. 1990′ sonlarında Slovenya, Hırvatistan ve BosnaHersek’te komünist olmayan hükümetler işbaşındaydı. 

    1990’de Slovenya ile Hırvatistan Yugoslav Federasyonu’ndan ayrıldıklarını ilan etti. Bunun üzerine Yugoslavya Ulusal Ordusu (JNA) saldırıya geçti. Hırvatistan’ın %30’u işgal edildi ve buran yerli halkı ülkenin başka yerlerine sürüldü. 

    BM, Yugoslavya krizinin çözümünde etkin rol oynayamadı. Sırplar üstün duruma geçerek sivilleri öldürmeye başladı. 

    Bu gelişmeler üzerine Almanya’nın etkin durumda olduğu AT, Slovenya ve Hırvatistan bağımsızlıklarını tanıdı. Ancak Bosna-Hersek’i tanımadı.  

    Bosna-Hersek Parlamentosu 15 Ekim 1991’de bağımsızlık kararı almış ve bu karar 25 Şubat 1992’de bir referandum ile kabul edilmişti. 6 Nisan 1992’de Avrupa Topluluğu’nun bu kararı tanımasına rağmen, Sırbistan gizlice Bosna’ya askerlerini göndermenin yanı sıra milis gruplar silahlandırarak acımasızca bir katliama başladı.

    “Büyük Sırbistan hayali” dışında Bosna-Hersek’in yer altı zenginlikleri, kritik arazi yapısı ve stratejik önemi Sırpların bölgeyi istemelerinde etkili oldu.

    Sırpların başkent Saraybosna’yı abluka altına almasıyla çatışmalar şiddetlendi. 1992’nin sonlarına doğru, Bosna’nın %7O’i Sırpların denetimi altına girmişti. 

    Sırpların etnik temizlik harekâtından kurtulmak isteyen Boşnakların mülteci olarak dayandıkları Batılı devletlerin etkisiyle, “BM Barış Gücü” askerleri Bosna’nın önemli şehirlerine yerleştirildi. 

    Temmuz 1995’te Sırp General Ratko Mladiç komutasındaki Sırp güçleri, güvenli bölge ilan edilmiş olan Serebrenica’da binlerce sivili katledince, NATO harekete geçti ve 30 Ağustos 1995’te Sırp hedeflerine hava operasyonu başlattı.  Sırplar ateşkes istedi. 

    Ateşkes şartlarına uymayan Sırplara karşı NATO bir daha geniş kapsamlı operasyon yapınca, 14 Aralık 1995’te Yugoslavya Federal Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Slobodan Miloseviç, Hırvatistan

    Cumhurbaşkanı Franyo Tucman ve eski BosnaHersek Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç tarafından “Dayton Antlaşması” imzalanarak Bosna Savaşı sona erdi. 

    Bosna-Hersek’in yapısı bu antlaşmayla belirlendi. Bosna-Hersek iki birimden oluşan bir devlet haline getirildi. Bosna-Hersek’in %51’i “Bosna Hersek Federasyonuna verildi. Bunlardan biri on kantona bölünmüş olan ve Boşnaklar ile Hırvatların kontrolünde olan “Bosna ve Hersek Federasyonu”, %49’u ise Sırpların kontrolündeki “Sırp Cumhuriyeti”ne verildi.

    Savaş sırasında Bosna-Hersek’te toplam 312 bin kişi hayatını kaybetmiştir. Bölgede inceleme yapan uzmanların toplu mezarların üzerinde yetişen yaban çiçeği Artemis ve bu çiçekten beslenen Mavi Kelebeklerin nüfusunda bir artış gözlemeleriyle bugüne kadar 370’ten fazla toplu mezar tespit edilmiştir

     

Cevap bırak

Sorry, you do not have a permission to answer to this question .